ARTERİYOVENÖZ FİSTÜLÜ TIKANAN HASTALARDA TROMBEKTOMİ SONRASI AYNI BÖLGEDEN AÇILAN YENİ BİR FİSTÜL
M Harun DÜVER, M Cumhur TENEKECİ
Özet
Amaç: Hemodiyaliz programında olan 17 hastanın tromboze arteriyovenöz fistüllerinin (AVF)tedavisinde uyguladığımız bir tekniği sonuçlarıyla birlikte değerlendirmektir.
Gereç ve Yöntem: İki ayrı merkezde yapılan çalışmada, toplam on yedi hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara arteriyovenöz fistülün durmasından (tril ve üfürümün durması) sonraki ilk 24-48 saat içindeki uygulamamız; fistül distalindeki vene trombektomi uygulamak ve venin anastomoz hattından 1-1.5 cm uzağından divize ederek aynı arterin yine 1-1.5 cm proksimaline aynı venle yeni bir uç yan arteriyovenöz fistül açmak şeklindedir.
Bulgular: Hastaların ortalama takip süreleri 8,12±2,91(4-12) aydır. Cerrahi tedavi uygulanan sadece bir hastada yeni yapılan arteriyovenöz fistülün çalışmadığı, diğer hastaların halen açılan fistüllerinden hemodiyalize problemsiz olarak girebildikleri belirlendi.
Sonuç: Daha önceden açılmış olan arteriyovenöz fistüllerde gelişen akut trombozlarda yapılan trombektomiye ilave olarak eski anastomoz hattının 1-1,5 cm proksimalinde aynı ven kullanılarak yapılan yeni arteriyovenöz fistül ile fistül olgunlaşması için herhangi bir süre beklenmesine gerek kalmamakta ve geçici hemodiyaliz kateterlerinin kullanımı azaltılmaktadır. Uyguladığımız bu cerrahi strateji ve yöntemin, zaten sınırlı olan arteriyovenöz girişim bölgelerinin daha efektif kullanılmasına katkıda bulunacağını düşünüyoruz.
Gereç ve Yöntem: İki ayrı merkezde yapılan çalışmada, toplam on yedi hasta çalışmaya dahil edildi. Hastalara arteriyovenöz fistülün durmasından (tril ve üfürümün durması) sonraki ilk 24-48 saat içindeki uygulamamız; fistül distalindeki vene trombektomi uygulamak ve venin anastomoz hattından 1-1.5 cm uzağından divize ederek aynı arterin yine 1-1.5 cm proksimaline aynı venle yeni bir uç yan arteriyovenöz fistül açmak şeklindedir.
Bulgular: Hastaların ortalama takip süreleri 8,12±2,91(4-12) aydır. Cerrahi tedavi uygulanan sadece bir hastada yeni yapılan arteriyovenöz fistülün çalışmadığı, diğer hastaların halen açılan fistüllerinden hemodiyalize problemsiz olarak girebildikleri belirlendi.
Sonuç: Daha önceden açılmış olan arteriyovenöz fistüllerde gelişen akut trombozlarda yapılan trombektomiye ilave olarak eski anastomoz hattının 1-1,5 cm proksimalinde aynı ven kullanılarak yapılan yeni arteriyovenöz fistül ile fistül olgunlaşması için herhangi bir süre beklenmesine gerek kalmamakta ve geçici hemodiyaliz kateterlerinin kullanımı azaltılmaktadır. Uyguladığımız bu cerrahi strateji ve yöntemin, zaten sınırlı olan arteriyovenöz girişim bölgelerinin daha efektif kullanılmasına katkıda bulunacağını düşünüyoruz.
Tam Metin: PDF